Porno hikayeleri kategorisi, gazete şirketinde hikayesini oku.

gazete şirketinde

Selam Ben Aylin, Telefonda Seni Bosaltmamı İstersen Beni Arayabilirsin. Telefon Numaram :
00237 800 09 90
Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile,“Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı. Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı.Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti.Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım… Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey.Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti. Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı.
Selam Ben Ayşe, Seni Telefonda Konuşarak Boşaltmamı İstermisin ? Numaram:
00237 800 09 90

Yorumlar

Yorum Yapın!

Aşağıdaki Benzer Hikayeleride Okuyabilirsiniz.

kaynanamı bagırta bagırta siktim

Mrbb    okurları benim adım murat izmirden yazıyorum kaynanam selma hikayem bundan 8 sene önceydi yeni evlenmişiz karımın aklına giriyor bizi boşamıya çalışıyordu kaynanam olacak orusbu bir gün yine işten eve geldim benim hanım oturmuş aglıyor niye a... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

köy güzelmiş yaaaa

selamlar ben size başımdan geçen ve gerçek olan bir olayımıanlatmak istiyorum.ADIM halil 32 yaşındayım ve yakışıklı biriyım.bu yazistanbuldan mersıne köye geldım ve yaz olduğundan köy işleriyoğundu,kapı komşumuz esma hanım 24 yaşında ve evli bir çocu... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

yerde duran tanganın sahibi

O sabah 8 de ofisime geldiğimde masamın altında küçücük bir kırmızı bayan külotu buldum. elime aldığımda bunun reklam ajansı büromda grafiker olarak çalışan Banuya ait olduğunu hemen anladım. Çünkü geçen hafta bir evrak getirirken düşürmüş mini etekl... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

iki azgın dula nasıl kaydım

Geçtiğimiz ağustos ayında sıcak bir öğle üzeriydi, karşıdan esen sıcak meltem saçlarımı savuruyor,az ilerimdeki inşaatın önündeki kum tepeciğinden aldığı kum tanelerini gözümün içine yarisalim.com serpiştiriyordu.Bende bir yandan caddeden karşıya geçm... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

sportif güzelle erotik anlar

Merhaba yarisalim.com seks okurları,ben İ ist ten yazıyorum.Siteyi takip ediyorum ve çok beğeniyorum.19 yaşındayım ve erkeğim.Size çok ateşli bi olaydan bahsetmek istiyorum.Seviştiğim kadının adı Nurcan.Bu kadın 32 yaşında ve muazzam bi vücuda sah... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

azgın sevgilimle sikişirken ablasına yakalandık!

Selamlar sevgili seks hikayeleri okuyucuları, ben İstanbul’dan Yunus. Üniversite için gittiğim Antalya’da yaşadığım maceramı paylaşmak istiyorum. Sevgilim Nazlı ile okulun kantininde tanışarak çıkmaya başladık.Aynı fakültenin farklı bölüm... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

türbanlı karım beni mafetti

Merhaba değerli    yarisalim.com okurları   ben Ahmet. İstanbul’da yasayan 27 yaşında bir avukatım. Bir ortağımla beraber bundan iki sene önce hukuk bürosu açtık. Kendisi ile çok iyi anlaşırı.(her konuda).askerden geldikten sonra yani yaklaşık 3 sene ... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

netten tanıştığım kızın beni telefonda boşaltamaları

Merhaba yarisalim.com seks okurları,tanıştığımda daha 178 yaşındaydı.Telefonda yeni tanışmıştık.Ben ise39 yaşındaydım herşeyi konuştık razıydı. 18 yaşını bekledim,Şilede bir motele gittik bakire olduğunu zannediyordum.Arkadan girdiğimde bir feryat... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

sexi lezbiyen dikara

slm yarisalim.com/ sex hikayeleri takipcileri ismim dilara 25 yaşındayım ço0k sexsi bir kızım size geçenlerde başımdan geçen olayı anlatayım.ben hayatımda erkeklerle hiç ilişkim olmadı.komşum dul emine ablamı gördükten sonra hep kadınlarla ilgilenmeye... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.

evli seksi kadını kocasının yanında siktim

Merhaba yarisalim.com seks okurları.Bu anlatacağım olay, başımdan geçen güzel ama bir o kadarda iç gıdıklayıcı yaşanmış bir anımdır. İsmim gizler, 36 yaşında, yakışıklı sayılabilecek, dürüst güvenilir ve sır küpü denilen türden bir erkeğim. Sırdaş... Hikaye'nin devamını okumak için tıklayınız.